Disleksi; zekâ düzeyi normal ya da normalin üstünde olan bir çocuğun, okuma-yazmayı akranlarından belirgin biçimde geç ve zorlanarak öğrenmesidir. En belirgin işaretler harf-ses eşleştirmede zorlanma, okurken satır atlama, benzer harfleri karıştırma ve okuduğunu anlamada yaşanan güçlüktür. Tek bir belirti tanı anlamına gelmez; birden fazla işaret bir arada ve süreklilik gösteriyorsa değerlendirme yapılmalıdır.
Disleksi, beynin yazılı sembolleri işleme biçimindeki farklılıktan kaynaklanan özgül bir öğrenme güçlüğüdür. Türkiye'de resmî belgelerde ve raporlarda genellikle özel öğrenme güçlüğü başlığı altında geçer.
En sık karşılaştığım yanlış inanç, disleksinin zekâ ile ilişkilendirilmesidir. Oysa tanının konulabilmesi için zekânın normal sınırlarda olması gerekir. Disleksili çocukların büyük bölümü sözlü anlatımda, problem çözmede ve yaratıcılıkta akranlarından geri değildir; hatta çoğu zaman öndedir.
Disleksi tembellik, ilgisizlik ya da yetersiz çalışma değildir. Aynı çaba akranlarında sonuç verirken bu çocuklarda vermez; çünkü sorun çabada değil, bilginin işlenme yolundadır.
Okula gitmeme isteği, karın ağrısı gibi bedensel şikâyetler başladıysa değerlendirme gecikmemelidir.
Değerlendirme yaptırmak tanı almak demek değildir. Çoğu aile "her şey yolunda" cevabıyla döner ve içi rahat eder. Bekleyerek geçen zaman ise geri gelmez.
Disleksi bir hastalık olmadığı için "tedavi" değil, eğitsel destek söz konusudur. Doğru yöntemle çalışıldığında çocuk okumayı söker, okuma hızı ve anlama düzeyi belirgin biçimde artar.
Etkisi kanıtlanmış yaklaşımlar ses temelli, çok duyulu ve sistematik yöntemlerdir. Ben çalışmalarımda ses temelli okuma çalışmalarının yanında, okumanın altında yatan bilişsel süreçleri güçlendiren PREP ve COGENT programlarını kullanıyorum.
Kritik nokta erken başlamaktır. İlkokulun ilk iki yılında başlayan destek, dördüncü sınıfta başlayana göre çok daha kısa sürede sonuç verir.
Kesin değerlendirme genellikle birinci sınıfın ikinci yarısından itibaren yapılır. Ancak okul öncesi dönemde ses farkındalığı ve dil gelişimindeki gecikmeler risk işareti olarak değerlendirilebilir.
Ailesel yatkınlık güçlü biçimde gösterilmiştir. Anne, baba veya kardeşlerde okuma güçlüğü öyküsü varsa çocuğun daha yakından izlenmesi önerilir.
Evet. Disleksili çocukların büyük bölümü akranlarıyla aynı sınıfta öğrenim görür. RAM raporu alındığında destek eğitim odası, BEP ve sınav düzenlemeleri gibi haklardan yararlanır.
Sorularınız için WhatsApp'tan yazabilir veya formu doldurabilirsiniz. En kısa sürede dönüş yapılır.